Yardım Etmek İsterken Musallat Olan Cinler | Gerçek Korku Hikayesi
Gerçek Korku Hikayesi Özet: Musallatlı bir kadına yardım etmeye çalışan Ali’nin, ifrit cini olduğu anlaşılan varlıklar tarafından hedef alınması, yaşadığı korku dolu anlar ve anlaşma teklifi konu ediliyor.
Evet, ben Ali Bülent Ay. Bu kardeşimiz bana durumunu anlattı. Ben de ona benzer olaylar yaşadığımı, elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışacağımı söyledim. Bu saatten sonra bu kardeşimize yardım edebilecek birilerini aramaya başladım. Anlatılanlar hikaye değil, yaşanmış bir olaydır.
Bir gün geç vakitte odamda oturmuş, bilgisayarımda musallat olayları ile uğraşan birilerini bulmaya çalışıyordum. Bu olayı ancak bilgili bir hoca veya bir medyum çözebilirdi. Bulduğum hocalar oldu ama olayları dinleyince ağır bir musallat olduğu için yardım etmekten çekindiler. Bir şeyler bulurum ümidiyle yaşanmış hikayelere de göz gezdiriyordum. Kime sorsam, “Biz yardımcı olamayız,” diyordu. En sonunda kendim bir şeyler yapıp yardım etmek istedim. Belki başarırım, kardeşimizi kurtarırım diye düşünüyordum.
Cin nasıl çıkarılır, musallattan nasıl kurtulunur gibi konuları araştırmaya başladım. Yine araştırmaya devam ettiğim bir gece burnuma iğrenç bir koku geldi. Önce ardından soğuk bir rüzgar esintisiyle duman şeklinde bir varlığın içeriye girdiğini gördüm! “Aman ya Rabbi, bu da nedir?” diye düşünürken boğazım tıkanmış, nefes alamıyordum. Çok korkmuştum. Dumansı varlık, yankılı gibi gelen bir ses tonuyla, “Senin bizden isteğin nedir? Neden sürekli bizi araştırıyorsun?” diye sordu. Bu sesi duyduktan sonra adeta sesim soluğum kesilmişti. Ne diyeceğimi bilemiyordum. Korku ile çığlık atmayı düşündüm ama çığlığı bırak, çenemi bile açamıyordum.
“Bizden ne istiyorsun? İsteğinin ne olduğunu söylersen yardım edebiliriz ama biz karşılıksız bir şey yapmayız. Yardım istiyorsan anlaşma yapmalısın. Birine musallat olduysak, çoğunlukla bizimle yapılan anlaşmaya uymadığı içindir. İyi düşün, kararını ver,” dedi. Anlaşma yaparsam sonucunun ağır olacağını biliyordum, o yüzden bu konuyla ilgili cevap vermedim. Varlığın gitmesini istiyordum ama bu nasıl olacaktı? Aklımdan bu düşünce geçerken sabah ezanı okunmaya başladı ve varlık bir anda kayboldu.
O günden beri hep gündüzleri uyuyorum. Çalışmak için ise gece işi olan yerleri seçiyorum. Gece yalnız kalsam ya da bir saat dahi uyumaya kalksam rahat vermiyorlar. Odamın içerisinde bir koltukta oturup anlamadığım bir dilde konuşup duruyorlar. Delirtmeye çalışıyorlar sanki.
Varlık, anlaşmaya uyulmadığında musallat olduklarından bahsetmişti. Acaba bu kardeşimizin musallatı da böyle mi başlamıştı? Eğer bir anlaşma yapıldıysa, anlaşmaya uymayan kişi kimdi? En çok da bu sorunun cevabını merak ediyordum. Yakın çevresinden biri olmalıydı bu kişi. Anlaşmaya uymamış ve kendi kanından birine musallat olmalarına göz yummuş olmalıydı.
Bu varlıklar insanların hakkında konuştuklarımı anlatmaya başlamıştı. Çevremdeki insanların, akrabalarımın benim hakkımdaki iyi veya kötü düşüncelerini tahmin etmeyi bırakın, dile getirebiliyordum! İnsanlara güvenim azalmaya başlamıştı. Ben onları görmesem bile sürekli yanımda olduklarını söylüyorlardı. “Bazı olaylarla sana bunu hatırlatacağız,” dediler. Tıpkı söyledikleri gibi birçok garip olayla karşılaşıyorum: Durduk yere bir eşyanın yer değiştirmesi, buzdolabının kendiliğinden açılması, bir anda kapının çarpması, gece yarısı davul sesi duymam ve sürekli bir köpek havlaması gibi birçok olay oluyordu.
Bu işin sonunun nereye gideceğini de bilmiyorum. Kendime ve bu bayan kardeşimize Allah rızası için yardım edecek, ilmi kuvvetli birini arıyorum. En sonunda ifrit cinlerinin bu saldırısına uğradığımı öğrendim. Varlığa, “Bunun sonu ne olursa olsun, önemli olan Rabbimin birliğine ve gücüne inanıyor olmam,” dedim. Bana dönüp kulağıma en son fısıldadıkları şuydu: “Bu görsel gücün bedeli çok pahalı. Bu yüzden neredeyse doğaüstü güçlere sahipsin. Durumları son derece hızlı tespit edip hızlı analiz etmende sana yardımcı oluyoruz. Bununla gurur duymalısın,” dedi. Galiba beni bu şekilde elde etmeye çalışıyordu. Hiç oralı olmadım. Bakalım bu kardeşimizin ve benim durumum nereye gidecek, göreceğiz.
Views: 9