Dağdaki Büyülü Altın | Korku Hikayesi
Korku Hikayesi Özet: Fakirlikten kurtulmak için dağda bulduğu büyülü altının ailesine ve kendisine getirdiği lanet, kara kedi suretindeki ifrit musallatı ve kurtuluş mücadelesi konu ediliyor.
Yine elektrik faturası fazla gelmişti. Artık evi idare edemiyor, resmen batıyorduk. Evimizin kirasını ödeyemeyince yıkık dökük, yağmur yağdığında içeri su damlayan, içeri soğuk alan kötü bir evde yaşamak zorunda kalmıştık. Babamın işindeki en yakın arkadaşının yaptığı hainlik yüzünden babam işten atılmıştı. Yeni bir iş bulmuştu ama ne sigortası vardı ne de bizi geçirebilecek maaşı. Bu yüzden bize bir yerden para lazımdı ama nasıl gelecekti o para?
Hemen şehrimizin tarihini okudum ve köyümüzdeki dedelerden dinledim. Köyün hemen önünde görkemli bir dağ vardır. Dağ çok büyük olduğundan tepesindeki kar erimemiştir. Günün ilk ışıklarıyla mükemmel bir görüntü ortaya çıkar. Dedelerimizin dediğine göre o dağda dolu altın var. Eskiler altınları oraya gömmüş ama kazıp almaya kimse cesaret edemezmiş.
Bu cümlenin üzerinde çok düşündüm. ‘Alt tarafı kazıp altın alacaklar, bunun cesaretle ne ilgisi var?’ diye düşünüp durdum. Ama bu, benim kazıp altın almamla değişecekti. Aileme haber vermeden aldım elime kazma küreği, direkt dağın yolunu tuttum. Dedemin dediğine göre altın olan yerlerde genellikle üzerine işlenmiş bir işaret vardır demişti. Ben de aramaya koyuldum. Bir iki saat aradıktan sonra üzerinde simgeler olan garip bir taş parçası buldum.
Vakit kaybetmeden hemen kazmaya başladım. Kazarken garip bir şey oldu; toprağı yaklaşık bir metre kazdıktan sonra toprağın içinden kara bir kedi çıktı! Bunun üzerine bayağı bir şaşkındım. Kedi bana garip garip bakıp etrafımda dolaşıyordu. ‘Herhalde küçük bir köstebek deliğinden girmiştir,’ diye düşündüm. Kazmaya devam ederken kedi beni seyrediyordu. Bu beni biraz ürkütmüştü. Dağın yarısını tırmandığımdan dolayı hava ayaz olmuştu, rüzgar da vuruyor, çok korkunç bir ses çıkarıyordu.
Biraz daha kazdıktan sonra kedi saldıracakmış gibi sesler çıkarmaya başladı. Kalın bir mont giymiş, kafamı kapatmıştım. Kedi yanaşıp kolumu tırmalamaya başladı. Çok sinirliydi. Kovdum kediyi ama dönüp tekrar geldi. Sanki orayı kazmamdan sinir oluyordu. En son kazmayı vurduğumda metalik bir ses geldi. Elimle biraz toprağı aldıktan sonra bir kutu buldum. Kutunun içinde sadece bir not vardı. Elimi biraz daha ilerlettikten sonra içi altın dolu bir testi buldum! Bayağı umutluydum. Bu arada kediden ses çıkmıyordu. Etrafıma bakındım ama ortalıkta yoktu.
Testiyi boynumdaki şala sarıp köye indirdim. Eve babamın gelmesini bekledim. Babam gelince gösterdim. Babam altınları görünce korktu, bunları nereden bulduğumu sordu. Ben de dağda bulduğumu söyledim, “Kazıp çıkardım,” dedim. Babam gözüyle beni süzdükten sonra altın dolu büyük testiyi alıp çıktı. Akşama döndü. “Hadi kalkın, yeni evimize gidiyoruz!” Annem şaşkın şaşkın bakarken ben babamın altınları harcamaya başladığını anlamıştım. Annem “Ne yeni evi?” diye sorunca babam yeni bir iş bulduğunu ve yüksek miktarda maaş aldığını söyledi. Buna inanan annem hemen eşyalarımızı toplamaya başladı.
2-3 günde yeni evimize taşınmıştık. Yeni evimiz bayağı büyük ve güzel bir evdi ama mutlu olmamız gerekirken, hiç kavga etmeyen ailem kavga etmeye başladı. Artık hiçbir günümüz mutlu geçmiyordu. Her gün kabuslar görüyordum. Kabuslardan uyandığımda pencerenin önünde, tıpkı dağdaki kedi gibi bir kedi görüyordum. Kedi neredeyse her akşam camın önünden beni izliyordu. Perdeyi çekmeme rağmen kedinin gölgesi yatağımın önündeki duvara yansıyordu.
Artık bunlara dayanamayınca mahallenin hocasına gittim. Olanları bir bir anlattım. Hoca iyice dinledikten sonra, “Ah be oğlum! Niye kimse altınları çıkarmıyor zannediyorsun? O altınları gömen kişiler, altınlarının başkasının eline geçmemesi için büyü yaparak gömüyorlar. O seni izleyen kara kedi, bedenine girmiş bir ifrittir. Sen o altını kullandığın için sana musallat oldu. Şimdilik kedi bedeninde sadece seni üzüyor ama altını kullandığın ilerleyen günlerde artık odana girmeye ve gerçek bedeniyle sana gözükmeye başlayacak. Ama inan oğlum, onun gerçek bedenini görmek istemezsin! Sonra akıl kaybı yaşamaya başlayacaksın. Evinize lanet çöktüğünde, ailenin kavgaları gün geçtikçe daha sert olacak ve ayrılacaklar ya da birbirlerini katledecekler.”
“Bundan iki yıl önce gözünü para bürümüş bir kişi vardı. Bu altın için çok kafayı takmıştı ve bir gün altın aramaya gideceğini söyleyip dağa gitti. Gittiğinden birkaç gün sonra ne onu ne de ailesini göremeyen halk, evine gitmeye karar verdi. Kapıyı ne kadar çalsalar da açan olmadı. Kapıyı kırarak içeri girdiklerinde iğrenç bir kokuyla karşılaştılar. Altını bulan adamın annesiyle babası birbirlerini kesmişler, ortalık kan revan içindeydi! Altını bulan adam ise onların etini yerken bulundu. İnsanlara saldırmaya çalışırken bir çoban tüfekle vurdu. Evi yakmaya karar verdiler ve ateşe verdiler. Ev yanarken arka camdan kara bir kedinin kaçtığını görenler olmuş.”
Duyduklarım beni perişan etmişti. Hoca’ya bundan nasıl kurtulabileceğimizi sordum. Bana altından aldıysak aldığımız şeylerden uzaklaşmamız, altınları ise bulduğumuz yere gömmemiz gerektiğini söyledi.
Olanları babama anlattım ama ne yazık ki para babamın gözünü kapatmıştı bile. Daha sonra anneme anlattım. Annem anlattıklarımı mantıklı bulup hemen evden gitmeye karar verdi. Annem babamı ikna etmeye çalıştı ama babam bağırıyor, gitmek istemiyordu. Sonra ben altınları bulmaya çalıştım. Her yeri aradım. Sonunda babamın kıyafetlerinin olduğu dolapta bulup hemen altınları alıp bulduğum yere gömmeye gittim.
Altınları gömdükten sonra annemle eski evimize gittik. Akşam rahat bir uyku çekmiştim. Şimdi sıra babamı ikna etmekteydi ama babam delirmiş gibi davranıyordu. Onu ikna etmeye gittiğimizde kapıyı çalmamıza rağmen açmadı. Yandaki ayakkabılığın içinde her zaman yedek anahtar olurdu, onu alıp kapıyı açtık. Salonda babamı görünce ikimiz de yıkıldık. Babam salonun köşesinde olmayan biriyle konuşup bağırıyordu. Gözleri garip olmuş, delirmişti!
İki hafta geçti. Babam şu an akıl hastanesinde tedavi görüyor. Üzerimizdeki lanet kalktı. Bir daha kesinlikle böyle bir şey yapmayacağıma yemin ederim.
Views: 8