Lahdin Laneti | Gerçek Korku Hikayesi

Gerçek Korku Hikayesi Özet: Samsun Çarşamba’da define arayan arkadaşların bulduğu lanetli lahit, korkunç olayları tetikler. Bu korku hikayesi, kayıp bir arkadaş ve açıklanamayan bir laneti anlatıyor.


İstanbul’da ikamet eden, aslen Samsun Çarşambalı bir kardeşinizim. Aileden gelen bir define merakım vardı. Bizim sülalede zamanında define bulan akrabalarımızın olduğunu bilmek daha fazla gaza gelmeme sebep olmuştu. İstanbul’da benim gibi define işlerine meraklı üç arkadaşım vardı. Yıllarca Türkiye’nin farklı yerlerine define aramak için gitmiştik. Bu bizim için artık bir tutku haline gelmişti fakat ufak tefek tarihi eser sayılabilecek şeyler harici bir şey bulamamıştık.

Birkaç sene önce tatil için memlekete gittiğim bir gün, Çarşamba sınırları içindeki bir dağda lahit olduğu ile ilgili birtakım duyumlar aldım. İstanbul’a döndüğümde konuyu arkadaşlarıma açtım. Bu bilgi karşısında hepsi heyecanlanmıştı. Çünkü bu lahitlere genelde zengin kişiler gömülürdü. O zamanlar soylu ve zenginler mallarıyla beraber gömülürmüş.

Kararlaştırdığımız gibi bir Salı günü üç arkadaşımla birlikte Samsun Çarşamba’ya doğru yola çıktık. Sabah çıktığımız yolculuk gece 11 suları bitmişti. Yanımızda gerekli alet ve dedektörler olduğu için, eğer söylendiği gibi buralarda bir define varsa bulmamız uzun sürmeyecekti. Dört arkadaş dağda ayrılıp define arama çalışmalarına başladık. Her birimizin elinde haberleşmek için telsizler vardı. Eğer birimiz bir şey bulursa veya yabani bir hayvanla karşılaşırsa bu şekilde haberleşebilirdik.

Bir ara telsizden bir ses geldi. Ses tam anlaşılmıyordu, cızırtı ile karışık bir şeyler söyleniyordu. Dikkatlice dinleyince duyabildim. Beni dedektörü önüme tuttuğumda sinyal alıyordum. Korku ve heyecanla hemen arkadaşlarıma telsizle anons geçtim ama cızırtıdan başka ses gelmiyordu. Belli ki telsizler randımanlı çalışmıyordu. Hemen eski usul anlaştığımız gibi fener ile işaret verdim. Bu “yanıma gelin” işaretiydi. Arkadaşlarım Yakup ve Sefa gelmişti ama Ferhat ortalıkta yoktu. Tekrar ışık tuttum ve karşıdan işaret geldi. Bu işaretin anlamı “Şu an gelemem, bir şey buldum” anlamı taşıyordu. Arkadaşlarıma “Burada bir şeyler var, burayı kazalım” dedim.

Yaklaşık 2 saat süren kazı çalışmasının ardından karşımıza üstünde İbranice yazılar yazan eski bir lahit çıktı. “İşte bu! Sonunda bulduk!” dedik heyecanla. Birlikte hemen lahdin kapağını kaldırdık. Sonunda amacımıza ulaşmıştık. Muhtemelen içinde altın olan iki küp bize bakıyordu. Bu tip altın dolu küpler yıllarca kapalı kaldığından içinde zehirli gaz birikir (arsenik zehirlenmesi olarak bilinir), o yüzden hemen açmadık. Küpleri dışarı çıkardık. Sevinç içinde gülüşürken fenerle Ferhat’a işaret yapıyorduk ama bir karşılık gelmiyordu. “Başına bir şey mi geldi? Saatlerdir yanımıza da gelmedi” diye konuşurken yürümeye başlamıştık.

Telsize gelen ses ile irkildik. Bu Ferhat’ın sesiydi ve şunu söylüyordu: “Beni lahitte unuttunuz!” Küpleri yere bırakıp koşarak geri döndük ve lahitin içine baktık. Ferhat, üzerinde değişik semboller olan bir kefene sarılmış lahitte yatıyordu. Bir anda gözlerini açtı ve “Beni unuttunuz!” diye bağırdı. “Bu ne oğlum?!” Hepimizin beti benzi atmıştı. Besmele ve dualar eşliğinde bir araya geldik. Küpler koyduğumuz yerde yoktu. Arkadaşlarım ağlamaya başladı. Soğuk kanlı olmaya çalışarak “Tekrar lahide gidip bakalım” dedim. Ben önde, arkadaşlarım arkada gidip baktığımızda lahit boştu. Ne küpler ne Ferhat ortalıkta yoktu. Arkadaşımızı saatlerce aradık ama bulamadık.

En yakın köye gidip jandarma çağırdık. Henüz jandarma gelmeden bir köylü heyecanla gelip muhtara seslenerek, “Hasan amca, Hasan amca! Tarladan geliyordum, yol kenarında bir ceset gördüm!” dedi. Apar topar olay yerine gittik. Burası lahitten 3-4 kilometre ötede düz bir araziydi. Evet, tahmin ettiğimiz gibi bu Ferhat’tı. Sanki vahşi bir hayvan saldırmış gibi yaraları vardı ama köylünün sandığı gibi ölmemiş, bilinçsiz şekilde yatıyordu.

Aradan zaman geçti. Hepimiz define işlerine tövbe ettik. Ferhat o geceye dair hiçbir şey hatırlamıyor. Jandarma geldiğinde define aramaktan hakkımızda işlem başlattı.

Views: 2

İlginizi Çekebilir:Hüddamın Mezarı | Gerçek Korku Hikayesi
share Paylaş facebook pinterest whatsapp x print

Benzer İçerikler

The Hodja in Karbala | A True Horror Story
Kerbela’daki Hüddam | Gerçek Korku Hikayesi
Treasure Hunt at the Jinn Tumulus | A True Horror Story
Cinli Tümülüste Define Kazısı | Gerçek Korku Hikayesi
The Grimoire in Box #13 | A True Horror Story
13 Numaralı Kasadaki Büyü Kitabı | Gerçek Korku Hikayesi
Because of My Grandfather's Sin | A Paranormal Story
Dedemin Günahı Yüzünden | Paranormal Hikaye
The Curse of the Luck Spell | A True Horror Story
Şans Büyüsünün Laneti | Gerçek Korku Hikayesi
Saksıdaki Lanet | Paranormal Hikaye
Saksıdaki Muska | Paranormal Hikaye

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Paranormal Dergi. | © 2025 |