Meleklerin Görevleri Nelerdir?
Melekler, İslam inancında nurdan yaratılmış, Allah’ın emirlerini eksiksiz yerine getiren varlıklardır. Görevleri, vahiy ulaştırmaktan insanların amellerini kaydetmeye kadar geniş bir yelpazede uzanır. Bu yazıda, meleklerin sorumlulukları detaylı incelenmektedir.
- Meleklerin Görevleri Nelerdir?
- Tanım Ve Mahiyet
- Vahiy Görevi
- İnsanların Amellerini Kaydetme
- Doğa Olayları Ve Rızık
- Ruhun Kabzı (Azrâil A.s.’ın Görevi)
- Kıyamet Ve İsrafil (A.s.)
- Diğer Önemli Görevler
- Meleklerin Görev Bilincinin İnsan Hayatına Etkisi
- Ayet Ve Hadislerle Meleklerin Görevleri
- Yanlış Anlamalar
- Son Söz
- Kaynakça
Tanım Ve Mahiyet
Melekler, İslam’ın altı iman esasından biri olan “meleklere iman” kavramının temelini oluşturur. Nurdan yaratılmış olan bu varlıklar, Allah’ın izni olmaksızın herhangi bir fiilde bulunmazlar. Günah işleme kabiliyetleri bulunmadığı gibi, daima itaat ve ibadet hâlindedirler. (Sahih-i Müslim)
Kur’an-ı Kerim’de meleklerden sıklıkla söz edilir ve onların insanlardan farklı bir boyutta var oldukları vurgulanır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de meleklerin latif bir mahiyete sahip olduğunu ve maddi ihtiyaçları olmadığını belirtmiştir. Bu durum, meleklerin sürekli ibadetle meşgul olmasını sağlar.
Vahiy Görevi
Meleklerin en bilinen görevlerinden biri, peygamberlere vahiy ulaştırmaktır. Bu görev, özellikle Cebrâil (a.s.) ile özdeşleştirilir. Cebrâil (a.s.), Kur’an-ı Kerim’i Hz. Muhammed’e (s.a.v.) tebliğ etmesiyle bilinir. Kur’an’daki şu ayet, bu göreve açıkça işaret eder:
قُلْ مَنْ كَانَ عَدُوًّا لِجِبْرِيلَ
Kul Men Kâne Aduvven LiCibrîl
Anlamı: “De ki: Kim Cebrâil’e düşmansa…”
(Bakara Sûresi, 97) (Tefsir-i İbn Kesir)
Cebrâil (a.s.), Hz. Muhammed’in (s.a.v.) kalbine Allah’ın kelamını nakletmiş ve böylece İslam’ın kutsal kitabı Kur’an-ı Kerim, insanlığa ulaşmıştır. Aynı zamanda geçmiş peygamberlere de vahiy taşıyan bu melek, peygamberlik zincirinin her halkasında önemli bir rol oynamıştır.
İnsanların Amellerini Kaydetme
İslam inancına göre, her insanın sağında ve solunda Kirâmen Kâtibîn adı verilen iki melek bulunur. Bu melekler, kişinin hayırlı veya şerli bütün davranışlarını kaydederler. Kur’an-ı Kerim’de, insanların yaptığı her eylemin kaydedildiğini bildiren birçok ayet yer alır. Bu kayıt işlemi, mahşer günü herkesin kendi hesabını göreceği bir defter şeklinde temsil edilir. (Sahih-i Buhari)
Kirâmen Kâtibîn meleklerinin varlığı, Müslümanın her an sorumluluk bilinciyle yaşamasını sağlar. Çünkü kişi, her sözünün ve davranışının bir “günlük” hâlinde tutulduğuna inanır. Bu inanç, toplumsal ahlakı ve bireysel disiplini güçlendirir.
Doğa Olayları Ve Rızık
Melekler, tabiat olaylarının idaresinde ve rızıkların dağıtılmasında da görev alırlar. Mîkâil (a.s.), bu görevleri üstlenen en meşhur meleklerden biridir. Yağmurun yağması, bitkilerin yeşermesi, insanların ve hayvanların rızıklandırılması gibi konular, Allah’ın emriyle melekler tarafından sevk ve idare edilir. (Tefsir-i İbn Kesir)
Tabiatta gözlemlenen düzen ve ahenk, meleklerin kusursuz itaatinin bir yansıması olarak değerlendirilir. Bir damla yağmurun toprağa düşmesinden, bir yaprağın yeşermesine kadar her süreçte ilahi plan ve melekî hizmet bulunur. Bu bilinç, Müslümanın doğaya bakışını da derinden etkiler. Çünkü tabiat, sadece maddi bir kaynak değil; aynı zamanda ilahi kudretin ve merhametin bir yansımasıdır.
Ruhun Kabzı (Azrâil A.s.’ın Görevi)
Azrâil (a.s.), insanın eceli geldiğinde ruhunu teslim almakla görevlidir. Halk arasında “ölüm meleği” olarak da bilinir. Kur’an-ı Kerim’de ruhların alınması hususunda meleklerin görevlendirildiği bildirilir. Örneğin,
اللَّهُ يَتَوَفَّى الْأَنْفُسَ حِينَ مَوْتِهَا
Allahu Yeteveffel-Enfüse Hîne Mevtiha
Anlamı: “Allah, canları ölecekleri zaman alır.”
(Zümer Sûresi, 42) (Tefsir-i İbn Kesir)
Her ne kadar ruhu alanın Allah olduğu vurgulansa da, Azrâil (a.s.) bu süreçte O’nun emrini yerine getirir. İslam kültüründe ölüm, sadece bir son değil; ahiret hayatının başlangıcıdır. Dolayısıyla Azrâil (a.s.), insanı dünya hayatından ahiret âlemine uğurlayan bir elçi konumundadır. Bu görev, meleklerin insan yaşamındaki her anla bağlantılı olduklarını bir kez daha gösterir.
Kıyamet Ve İsrafil (A.s.)
Kıyamet günü sûr’a üfleme görevi, İsrafil (a.s.) tarafından yerine getirilir. Bu üfleme, evrenin mevcut düzeninin sonunu ve ahiret hayatının başlangıcını haber verir. Kur’an-ı Kerim’de ve hadis-i şeriflerde, sûr’a üflemenin dehşeti ve ardından gerçekleşecek olaylar detaylıca anlatılır. (Riyazü’s-Salihin)
İsrafil (a.s.), sûr’u iki defa üfleyecektir. Birinci üfleme, canlıların yok oluşuna işaret ederken, ikinci üfleme yeniden dirilişi başlatır. Bu önemli görev, meleklerin sadece dünya hayatında değil, ahiret safhasında da merkezi bir rol oynadığını gösterir. Müminler, bu inanç sayesinde dünya hayatının geçici olduğunu, esas yurdun ahiret yurdu olduğunu daha derinden idrak ederler.
Diğer Önemli Görevler
Meleklerin görevleri, vahiy getirmek veya ruh almakla sınırlı değildir. Bunlar dışında da pek çok melekî vazife vardır:
- Hafaza Melekleri: İnsanları korumakla görevlidir. Onların başına gelebilecek çeşitli musibet ve tehlikelerde Allah’ın izniyle devreye girerler.
- Münker Ve Nekir: Kabir sualini gerçekleştiren meleklerdir. İnsan öldükten sonra kabirde ilk sorguya çekilir. (Sahih-i Müslim)
- Arşı Taşıyan Melekler: Arş-ı Âlâ’yı kuşatan ve sürekli tesbihte bulunan meleklerdir.
Bütün bu görevler, evrendeki mükemmel düzenin Allah tarafından tayin edildiğini ve meleklerin bu düzende aktif rol aldığını gösterir. Her melek, kendisine emanet edilen vazifeyi kusursuzca yerine getirir.
Meleklerin Görev Bilincinin İnsan Hayatına Etkisi
Meleklerin bu denli geniş ve çeşitli görevleri, Müslümanların hayatında güçlü bir manevi farkındalık oluşturur. Her anın, her nefesin Allah katında bir anlam taşıdığını ve meleklerin bu sürece şahitlik ettiğini düşünmek, kişiyi hem iç dünyasında hem de toplumsal hayatta sorumluluk sahibi kılar.
- İçsel Etki:
- Günahları terk etme ve ibadetlere sarılma motivasyonu
- İyilik yapma ve kötü sözden sakınma bilincinin artması
- Her an Allah tarafından gözetilme hissiyle kalpte huzur
- Toplumsal Etki:
- Ahlakî ve adaletli davranışın güçlenmesi
- Kul hakkına riayet etme duyarlılığının artması
- Dayanışma ve merhamet kültürünün yayılması
Bu bilinç, hem bireysel hem de toplumsal anlamda daha erdemli bir yaşamın kapılarını aralar.
Ayet Ve Hadislerle Meleklerin Görevleri
Kur’an-ı Kerim’de meleklerin görevlerine dair birçok ayet yer alır. Bunlardan biri de göklerin ve yerin yaratılışındaki meleklerin rolüne işaret eder:
الْحَمْدُ لِلَّهِ فَاطِرِ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ جَاعِلِ الْمَلَائِكَةِ رُسُلًا
Elhamdu Lillâhi Fâtıris Semâvâti Vel-Ardı Câilil Melâiketi Rusulâ
Anlamı: “Hamd, gökleri ve yeri yaratan, melekleri elçi kılan Allah’a mahsustur.”
(Fâtır Sûresi, 1) (Tefsir-i İbn Kesir)
Hadis-i şeriflerde ise meleklerin saf saf dizilerek ibadet ettikleri, Allah’ı zikreden toplulukların etrafını sardıkları ve ilim meclislerinde kanatlarını gererek bu meclislere eşlik ettikleri bildirilir. Örneğin, Hz. Peygamber (s.a.v.), “Allah’ı zikreden toplulukların üzerine sekînet iner, melekler onları kuşatır” diye buyurmuştur. (Riyazü’s-Salihin)
Bu rivayetler, meleklerin sürekli bir ibadet ve görev bilinci içinde olduklarını ve müminlere her an rehberlik ettiklerini ortaya koyar.
Yanlış Anlamalar
Meleklere ve onların görevlerine dair zaman zaman yanlış kanaatler oluşabilir. Örneğin, meleklerin insan kılığına girebileceği, hatta insanlarla evlenebileceği gibi hurafeler İslam inancında yer almaz. Kur’an-ı Kerim’de Hz. Meryem’e (a.s.) insan suretinde görünen meleğin (Meryem Sûresi, 17) durumu, özel bir vahiy tecellisidir ve Allah’ın izniyle gerçekleşmiştir. Bu, meleklerin keyfi bir biçimde insan kılığına bürünebileceği anlamına gelmez. (Tefsir-i İbn Kesir)
Bir başka yanlış anlama da meleklerin yarı ilahî varlıklar olduğu düşüncesidir. İslam’a göre melekler, ilahî kudretin tecellisi olan, ancak Allah’a kulluk eden varlıklardır. Onlara tapınmak veya ilah gibi görmek, tevhid inancıyla bağdaşmaz. (Sahih-i Buhari)
Son Söz
Meleklerin görevleri, İslam inancının derinlikli ve zengin bir boyutunu oluşturur. Vahiyden doğa olaylarına, ölüm anından ahiret safhasına kadar geniş bir yelpazede rol alan bu nuranî varlıklar, her an Allah’ın emrindedir. Müslümanlar için melek inancı, ibadet ve ahlak bilincini canlı tutan güçlü bir etkendir. Çünkü kişi, söz ve davranışlarının kaydedildiğini, her türlü hayır ve şerrin bir melekî denetime tabi olduğunu bilir. Bu bilinç, hem bireysel hem de toplumsal hayatı güzelleştiren bir manevi iklim sunar. Meleklerin görevlerini öğrenmek ve onların varlığına iman etmek, Allah’ın kudretini, rahmetini ve evrendeki muazzam düzeni kavramaya yardımcı olur.
Kaynakça
- Sahih-i Buhari
- Sahih-i Müslim
- Tefsir-i İbn Kesir
- Riyazü’s-Salihin
- Klasik İslam Eserleri
- İhya-u Ulumiddin
Views: 1