Tevrat, Zebur Ve İncil Hakkında Bilgi
Tevrat, Zebur ve İncil, Allah’ın vahyinden gelen kutsal metinlerdir. İslam’a göre aslî hâlleri insanlığa yol göstermiştir. Zamanla tahrif edildikleri düşünülür. Kuran, bu metinlere inanmayı ve tüm peygamberlere saygıyı emreder.
Tevrat Nedir
Tevrat, Hz. Musa’ya (a.s.) vahyedildiğine inanılan ilahî bir kitaptır. İslam âlimleri, Tevrat’ın ilk olarak İsrailoğullarına rehberlik etmesi için indirilmiş bir hidayet rehberi olduğunu söyler. İslami kaynaklara göre, içinde şeriat ve ahlaki ilkeler yer alır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de Yahudi âlimleriyle konuşmalarında Tevrat’ın aslen Allah kelâmı olduğunu, ancak zamanla bazı bölümlerinin insanların müdahaleleriyle değişikliğe uğradığını ifade etmiştir. Bu anlayış, İslam dünyasında yaygın bir görüş olarak kabul edilir.
Tevrat’ın içeriğinde; iman esasları, ahlaki kurallar, ibadet usulleri ve toplumsal yaşamla ilgili hükümler bulunur. Hz. Musa’ya (a.s.) verilmesinin yanı sıra, İsrailoğulları’nın tarihini ve onların dinî kaidelerini anlatan bölümlere de sahiptir. İslami bakış açısına göre, Tevrat’ın orijinal hali, Kuran’da tasdik edilen ilahî bir mesajdır. Kuran-ı Kerim’de şöyle buyrulur:
الَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِمَا أُنْزِلَ إِلَيْكَ وَمَا أُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَ
(Alladhîne yu’minûna bimâ unzile ileyke ve mâ unzile min kablik)
“Onlar, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler.” (Bakara Suresi 2:4)
Bu ayette, Tevrat da dahil olmak üzere önceki kutsal kitaplara imanın gerekliliğine vurgu yapılmaktadır. İslam âlimleri bu ayetin, müminlerin diğer ilahî kitaplara saygı göstermesi gerektiğini teyit ettiğini belirtir.
Zebur Nedir
Zebur, Hz. Davud’a (a.s.) vahyedildiğine inanılan kutsal bir kitaptır. İslam’da Zebur’un daha çok ilahiler, dua ve zikirlerden oluştuğu düşünülür. Kuran-ı Kerim’de Hz. Davud’un (a.s.) özel bir lutufla donatıldığı, kendisine hikmet ve kitap verildiği bildirilir. Şu ayet buna örnektir:
وَآتَيْنَا دَاوُودَ زَبُورًا
(Ve âteynâ Dâvûde zebûrâ)
“Davud’a da Zebur’u verdik.” (Nisa Suresi 4:163)
İslam âlimlerine göre, Zebur’un asıl metni zaman içerisinde farklı dillerde çoğaltılmış ve muhtelif eklemelerle değişikliğe uğramış olabilir. Ancak özünde, Hz. Davud’un (a.s.) tevhid inancını, ahireti, güzel ahlakı ve Allah’a olan teslimiyeti anlattığı bölümler barındırdığı kabul edilir.
Zebur’un ilahi bir yönü olduğuna dair en önemli göstergelerden biri, Hz. Davud’a (a.s.) verilen güzel ses ve onun dualarının insanları etkilemesidir. İslam kültüründe, Hz. Davud’un (a.s.) sesinin ve okuduğu zikirlerin etkileyiciliği, kalplerde manevî bir heyecan uyandırmıştır. Bir hadis rivayetinde Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Davud (a.s.), Zebur’u öyle bir sesle okurdu ki, dağlar bile onunla birlikte zikrederdi.” (Suyuti, ed-Dürrü’l Mensur) Bu rivayet, Zebur’un manevi açıdan insan ruhunu yüceltici bir kitap olduğunu, kalpleri Allah’a yaklaştırmayı hedeflediğini ortaya koyar.
İncil Nedir
İncil, Hz. İsa’ya (a.s.) indirildiğine inanılan ilahî kitaptır. İslam’a göre Hz. İsa (a.s.), Tevrat’ı tasdik ettiği gibi, kendisine de İncil verilmiştir. Kuran-ı Kerim’de, Hz. İsa’nın (a.s.) bu misyonu şöyle dile getirilir:
وَقَفَّيْنَا عَلَى آثَارِهِمْ بِعِيسَى ابْنِ مَرْيَمَ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ مِنَ التَّوْرَاةِ وَآتَيْنَاهُ الْإِنْجِيلَ
(Ve feffeynâ alâ âsârihim bi ‘Îsâ bni Meryeme musaddikan limâ beyne yedeyhi mine’t-Tevrâti ve âteynâhu’l-İncil)
“Onların izleri üzere Meryem oğlu İsa’yı, kendinden önceki Tevrat’ı tasdik edici olarak gönderdik ve ona İncil’i verdik.” (Maide Suresi 5:46)
Bu ayet, İncil’in de Tevrat gibi ilahi bir kaynak olduğunu ve Hz. İsa’nın (a.s.) onu tasdik ederek insanlara tebliğ ettiğini açıklar. Ancak İslami inanca göre, İncil de zaman içerisinde tahrif edilmiş, aslî hüküm ve öğretilerinin yer yer değişime uğradığı kabul edilmiştir.
İncil’in temel mesajının tevhid, sevgi, merhamet ve ahirete hazırlık olduğu belirtilir. Hz. İsa (a.s.), insanlara Allah’ın emirlerini hatırlatarak onları hakka çağırmıştır. İslam âlimleri, aslen Hz. İsa’nın (a.s.) peygamberliği döneminde getirdiği İncil’in, Tevrat’ı onaylayan, insani ve ahlaki değerleri vurgulayan bir kitap olduğunu vurgular. Kuran’da Hz. İsa (a.s.) hakkında “Allah’ın kulu ve peygamberi” ifadesi sıklıkla geçer. Bir hadiste, Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “Ben dünyaya geldim; benden önce de peygamberler geldi. İçlerinde Musa vardı, Davud vardı, İsa vardı…” diyerek tüm elçileri kardeşlik bağıyla birbirine bağlamıştır (Buhârî, Enbiyâ). Bu sahih rivayete göre, tüm peygamberlerin ortak mesajı tevhiddir.
Bu Kitapların İslam’daki Yeri
İslam, Tevrat, Zebur ve İncil’in başlangıçta Allah tarafından gönderildiğine inanır. Müslümanlar, Kuran-ı Kerim’in önceki ilahî kitapların aslî mesajlarını tasdik eden ve aynı kaynaktan gelen bir vahiy olduğunu kabul eder. Bu durum, farklı peygamberlerin getirdiği dini esasların özde aynı olduğunun altını çizer.
Bununla birlikte, İslam âlimleri, günümüzde bulunan Tevrat, Zebur ve İncil nüshalarının, asıl metinlerden uzaklaşıp tahrife uğradığı kanaatindedir. Bu nedenle, Kuran-ı Kerim dışında muhafaza edilmiş tam bir orijinallik bulunmadığı düşünülür. Ancak İslam, bu kitaplarda yer alan bazı bilgilere saygıyla yaklaşır ve Kuran’a uygun olan kısımları teyit eder.
Ayrıca bu kitapların, her bir toplumun kendi dönemindeki ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde ilahî hükümlere sahip olduğu ifade edilir. Tevrat, İsrailoğulları’na verilmiş detaylı hukuk kurallarıyla ön plana çıkar. Zebur, dua ve zikirlerden oluşan manevi bir derinlik sunar. İncil ise Hz. İsa’nın (a.s.) tevhid mesajını ve ahlaki ilkelerini yansıtır.
Kuran-ı Kerim, bu kitapların ortak noktasının Allah’ın vahyi olmasıyla ilgili şu ayeti hatırlatır:
وَأَنْزَلَ التَّوْرَاةَ وَالْإِنْجِيلَ مِنْ قَبْلُ هُدًى لِلنَّاسِ
(Ve enzele’t-Tevrâte ve’l-İncîle min kablu huden lin-nâs)
“O, Tevrat’ı ve İncil’i, insanlara yol gösterici olarak daha önce indirdi.” (Âl-i İmrân Suresi 3:3-4)
Kaynaklarda Yer Alan Önemli Bilgiler
Tevrat’ın Tarihsel Süreci
Tevrat, Musevi geleneğinde beş bölümden oluşur. Hz. Musa’dan (a.s.) sonra gelen din adamları ve kâtipler tarafından çoğaltılmış, böylece farklı dönemlerin tarihî ve dinî kayıtları da eklenmiştir. Bazı rivayetlere göre, sürgünler ve savaşlar döneminde Tevrat metinlerinin kaybolması veya tahrif olması söz konusu olmuştur. İslam âlimleri ise bu sürecin, Tevrat’ın orijinal metnini tam olarak korumayı zorlaştırdığı kanaatindedir.
Zebur’un Ağırlığı
Zebur, Davudî ilahiler olarak bilinmesine karşın içeriğinin sadece ilahilerden ibaret olmadığı, kimi zaman hikmetli öğütlerin, duanın ve tevhid inancını pekiştiren nasihatlerin yer aldığı bir kitap olduğu kabul edilir. Tarih boyunca farklı dillerde çoğaltılması, Zebur’un özgün metnini belirlemeyi güçleştirmiştir. Yine de İslam kültüründe Hz. Davud’un (a.s.) duasının manevi etkisi, örnek bir ihlas timsali olarak değer görmüştür.
İncil’in Bölümleri
İncil olarak adlandırılan metinler, Hristiyan geleneğinde dört ana bölüm (Matta, Markos, Luka, Yuhanna) şeklinde aktarılmış, zamanla mektuplar ve kilise babalarının yorumlarıyla zenginleşmiştir. İslam’a göre, Hz. İsa’nın (a.s.) getirdiği İncil bir tane olup, orijinal mesaj tek bir kaynağa dayanır. Farklı yazarlarca derlenen dört İncil, hakiki metnin birbiriyle uyumlu veya çelişik yönlerini barındırabilir. İslam âlimleri, bu nüshalar arasındaki farklılıkları tahrif belirtileri olarak görür.
Hadislerde Tevrat, Zebur Ve İncil
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Müslümanların diğer kutsal kitaplara nasıl yaklaşması gerektiğini hadislerinde açıklamıştır. Bazı sahabiler, Yahudi ve Hristiyanların elindeki metinleri okumak istediklerinde, Allah Rasulü (s.a.v.) onları uyarmıştır. Örneğin, “Onları ne doğrulayın ne de yalanlayın” anlamında bir söz söylediği rivayet edilir (Buhârî, İ’tisâm). Bu, o metinlerde doğruluk payı da olabileceğine, ancak tahrif edilmiş kısımların da bulunabileceğine işaret eder.
Önceki Kitaplarla İlgili Kuran Ayetleri
Kuran, Tevrat, Zebur ve İncil’in ilahî kaynağını vurguladığı pek çok ayeti barındırır. Bunun yanı sıra, onlardaki hakikatlerin Kuran’la uyuşan kısımlarına saygı duyulmasını; ancak Kuran’ın, bütün ilahî kitapların hükümlerini son ve muhkem bir mesajla tamamladığına vurgu yapılmasını ister. Maide Suresi 5:48’de şöyle buyrulur:
وَمُهَيْمِنًا عَلَيْهِ
(ve muhayminen aleyhi)
“Kuran, önceki kitapları koruyup doğrulayıcıdır.” (Maide Suresi 5:48)
Bu ayete göre, Kuran sadece önceki kitapların ilahî kökenini tasdik etmekle kalmaz, aynı zamanda onların asıl mesajını da koruma altına alır. Müslümanlar, Kuran’ın doğruladığı esasları benimser ve onlara uygun davranmaya gayret eder.
Son Söz
Tevrat, Zebur ve İncil, İslam inancında Allah’tan gelen kutsal kitaplar olarak kabul edilir. Her biri, kendi döneminin toplumlarına ilahî mesajlar sunmuş, insanları hidayete çağırmıştır. İslam’a göre, bu kitapların orijinalleri tevhid temelli olup, Allah’ın varlığını ve birliğini esas alır. Ancak günümüze ulaşan mevcut metinlerin insanî eklemelerle tahrife uğraması ve zaman içinde değişikliğe maruz kalması, onların özde taşıdıkları ilahî boyutu tam olarak yansıtmayabilir.
Yine de Müslümanlar, Kuran’ın tasdik ettiği bütün peygamberlere iman etmekle yükümlüdür. Bu durum, Müslümanların diğer dinlere karşı saygılı bir yaklaşım sergilemesine de zemin hazırlar. Özellikle Tevrat, Zebur ve İncil’de geçen ve Kuran’la örtüşen doğrular, İslam âlimleri tarafından değer görmüştür. Ancak nihayetinde, Kuran-ı Kerim’in son ilahî kitap olduğu ve hüküm bakımından geçerli tek referans olarak kabul edildiği vurgulanır. Böylece, Müslümanlar kendi inanç sistemlerinde bütün peygamberlere duydukları sevgi ve saygıyı bu kitaplara da yansıtırlar.
Kaynakça
- Buhârî, İ’tisâm
- Suyûtî, ed-Dürrü’l Mensur
- Râzî Tefsiri
- Kurtubî Tefsiri
- İbn Kesîr Tefsiri
- Taberî Tefsiri
- Müslim, Îmân Kitabı
- Buhârî, Enbiyâ
Views: 1