Âyete’l-Kürsî’den Önce Okunan ve 70 Milyar Hasene Kazandıran Dua
CübbeliAhmet Hoca’nın aktardığı bu dua, zamanın ve mekânın ötesinde bir zikir niyetidir. Kulun aldığı her nefesi ibadete dönüştürmesini sağlar. Göklerin ve yerin tüm zikirlerini kapsayan muazzam bir niyeti temsil eder. İlahi ilimdeki her şeyi içine alır. Manevi derinliği artırmak için eşsiz bir vesiledir.
- Âyete’l-Kürsî’den Önce Okunan ve 70 Milyar Hasene Kazandıran Dua
- Zamansız Ve Mekânsız Bir Zikir Niyeti
- Duanın Arapça Yazılışı, Okunuşu Ve Meali
- Arapça Yazılışı
- Latin Harfleriyle Okunuşu
- Türkçe Anlamı
- Duanın Manevi Esrarı Ve Faziletleri
- İlahi İlimle Bağlantılı Bir Zikir Anlayışı
- Amellerin Niyetle Taçlanması
- Rivayetler Ve Sahih Kaynaklardaki Yeri
- Son Söz
- Kaynakça
Zamansız Ve Mekânsız Bir Zikir Niyeti
İslam tasavvufunda ve zikir geleneğinde bazı dualar vardır ki, bunlar sadece o anki tesbihi değil, geçmiş ve gelecek tüm zaman dilimlerini kapsayan bir niyet içerir. “Allahümme innî uqaddimu ileyke…” şeklinde başlayan bu dua, tam olarak bu genişlikte bir anlam dünyasına sahiptir. Kul, bu duayı okuyarak sadece diliyle değil, kalbiyle de kainattaki tüm varlıkların zikirlerine ortak olmayı amaçlar.
Bu duanın temel mantığı, insanın sınırlı ömründe yapamayacağı kadar çok zikri, niyetin sonsuz gücüyle Allah’a arz etmektir. “Niyet müminin amelinden hayırlıdır” hadis-i şerifi uyarınca, mümin bu dua ile aldığı ve verdiği her nefeste, göz açıp kapayıncaya kadar geçen her sürede Allah’ı andığını beyan eder. Bu, vakti bereketlendiren ve sıradan anları dahi ibadete çeviren manevi bir anahtardır.
Duanın Arapça Yazılışı, Okunuşu Ve Meali
Duanın tam metni, hem koruyucu bir kalkan (istiaze) hem de derin bir takdim (arz) cümlesiyle başlar. Bu metnin doğru telaffuzu ve manasının kavranması, zikirden elde edilecek manevi neşeyi artıracaktır.
Arapça Yazılışı
أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
اللَّهُمَّ إِنِّي أُقَدِّمُ إِلَيْكَ بَيْنَ يَدَيْ كُلِّ نَفَسٍ وَلَمْحَةٍ وَلَحْظَةٍ وَطَرْفَةٍ يَطْرِفُ بِهَا أَهْلُ السَّمَاوَاتِ وَأَهْلُ الْأَرْضِ، وَكُلِّ شَيْءٍ هُوَ فِي عِلْمِكَ كَائِنٌ أَوْ قَدْ كَانَ، أُقَدِّمُ إِلَيْكَ بَيْنَ يَدَيْ ذَلِكَ كُلِّهِ
Latin Harfleriyle Okunuşu
Eûzübillâhimineşşeytânirracîm.
Bismillâhirrahmânirrahîm.
Allâhümme innî uqaddimu ileyke beyne yedey külli nefesin ve lemhatin ve lahzatin ve tarfetin yatrifu biha ehlüssemâvâti ve ehlül ard. Ve külli şey’in hüve fî ilmike kâinun ev qad kân. Uqaddimu ileyke beyne yedey zâlike küllih.
Türkçe Anlamı
Kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım.
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.
Allah’ım! Gök ehlinin ve yer ehlinin alıp verdiği her nefes, her göz kırpışı, her an ve her saniye; Senin ilminde olacak olan veya olmuş olan her şey adedince, bütün bunların önünde (bunları birer takdim olarak) Sana arz ediyorum. Bütün bunların her birinin önünde bunları Sana sunuyorum.
Duanın Manevi Esrarı Ve Faziletleri
Bu dua, İmam Şafii (r.a.) ve birçok büyük evliya tarafından her sabah ve akşam okunması tavsiye edilen bir “takdim” zikridir. Fazileti, nicelikten ziyade niteliğin büyüklüğünden gelir. İnsan gücüyle yapılamayacak kadar çok zikri, niyet yoluyla mizanına eklemek isteyenler için bir hazinedir.
Duanın içinde geçen “külli nefesin” ifadesi, kainattaki tüm canlıların aldığı nefesleri kapsar. “Ve lemhatin ve lahzatin” kısımları ise saniyenin altındaki en küçük zaman dilimlerini ifade eder. Mümin bu duayı okuduğunda, sanki o an kainatta Allah’ı tesbih eden ne kadar melek, insan, cin ve varlık varsa, onların zikirlerinin bir mislini de kendi adına Allah’a sunmuş olur. Bu, kulun acziyetini itiraf ederken aynı zamanda Allah’ın azametine uygun bir kulluk sunma çabasıdır.
İlahi İlimle Bağlantılı Bir Zikir Anlayışı
Duanın son kısmında yer alan “Senin ilminde olacak olan veya olmuş olan her şey” vurgusu, İslam akaidindeki “ilim” sıfatına bir göndermedir. Allah’ın ilmi sonsuzdur; ezelden ebede kadar her şeyi kuşatmıştır. Kul, bu dua ile niyetini Allah’ın bu sonsuz ilmine bağlar. Yani “Ey Rabbim, Senin ilmin neyi kuşatıyorsa, ben o sayıca zikretmiş olmayı niyet ediyorum” demiş olur.
Bu yaklaşım, kişiyi vesveselerden ve “az ibadet ediyorum” korkusundan kurtarır. Kalbi genişletir ve Allah ile olan bağı sürekli canlı tutar. Özellikle İmam Gazali gibi mutasavvıflar, bu tür kapsamlı niyetlerin kalbin pasını sileceğini ve kişiyi “gafillerden” olmaktan kurtaracağını belirtmişlerdir. Çünkü bu duayı bir kez samimiyetle söyleyen kişi, geri kalan zamanında susuyor olsa bile niyeti gereği “zikir halindeki bir kul” olarak kaydedilmeye adaydır.
Amellerin Niyetle Taçlanması
İslam ilahiyatında amelin değeri, arkasındaki niyetin derinliği ile ölçülür. Bir kişi günde bin kez “Elhamdülillah” diyebilir; ancak bu duayı okuyan bir mümin, kainattaki tüm hamdleri kendi hamdine dahil ederek küllî bir şükür makamına yükselir. Bu, manevi bir kaldıraç etkisidir. Küçük bir eylemi, büyük bir neticeye ulaştırır.
Dua aynı zamanda meleklerin zikirlerine de ortaklık sağlar. “Ehlüssemavati” (Gök ehli) ifadesi, hiçbir saniye Allah’ı tesbihten geri durmayan melekler ordusunu kapsar. Onların bitmek bilmeyen ibadetlerine bu niyetle eklemlenmek, kulun ruhunu melekut alemine yaklaştırır. Bu durum, bireyin manevi frekansını yükseltir ve günlük hayatın karmaşası içinde ilahi bir koruma kalkanı oluşturur.
Rivayetler Ve Sahih Kaynaklardaki Yeri
Bu dua ve benzeri “küllî niyetler”, özellikle dua mecmualarında ve büyük alimlerin virdlerinde yer alır. İmam Şafii hazretlerinin bu duayı hiç bırakmadığı ve talebelerine tavsiye ettiği rivayet edilir. Hadis kaynaklarında, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) Hz. Cüveyriye’ye öğrettiği “Sübhanallahi ve bihamdihi adede halkıhi…” zikriyle aynı mantığa dayanır. Sayıca çok olan zikirlerin, tek bir cümlede toplanarak sunulması sünnetin ruhuna uygundur.
Bu tür dualar, “Cevamiu’l-Kelim” (Az sözle çok mana ifade etme) hikmetinin bir yansımasıdır. Allah, kulunun kendisine yönelişindeki samimiyete bakar. Kulun “Ya Rabbi, gücüm yetseydi her nefeste Seni anardım, ancak gücüm yetmiyor; işte bu niyetimle hepsini Sana arz ediyorum” demesi, Allah katında en sevimli itiraflardan biridir.
Son Söz
“Allahümme innî uqaddimu ileyke…” duası, müminin zamanı fethetme girişimidir. Sınırlı bir varlık olan insanın, sınırsız bir niyetle mutlak ve sonsuz olan Allah’a yönelmesidir. Bu duayı vird edinen kimse, kainatın genel korosuna dahil olur ve varlık aleminin her zerresiyle birlikte Allah’ı tesbih etme şerefine erer. Hayatın her anını ibadet neşesiyle doldurmak isteyenler için bu dua, sığınılacak en emin limanlardan biridir.
Kaynakça
- İmam Şâfiî, el-Ümm, Kahire: Darü’l-Vefa, 2001.
- İmam Gazâlî, İhyâu Ulûmi’d-Dîn, (Çev. Ahmed Serdaroğlu), İstanbul: Bedir Yayınları, 1975.
- İmam Nevevî, el-Ezkâr, Beyrut: Darü’l-Minhâc, 2005.
- Ahmed bin Hanbel, el-Müsned, Kahire: Müessesetü’r-Risale, 1995.
- Ebu Talib el-Mekkî, Kûtü’l-Kulûb, Kahire: Mektebetü’l-Hancî, 2001.







6q88l4