Bu İki Ayeti Okuyan O Gün Öldürülmez!

Kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’in her bir ayeti şüphesiz birer şifa ve rahmet kaynağıdır. Ancak bazı ayetler vardır ki, barındırdıkları sırlar ve faziletlerle müminlerin hayatında özel bir yer edinmiştir. İşte Tevbe Suresi’nin son iki ayeti olan “Lekad câekum…” ve “Fe in tevellev…” ayetleri de bu özel ayetlerdendir.
- Bu İki Ayeti Okuyan O Gün Öldürülmez!
- Yetmiş Bin Melekle Gelen Vahiy: Tevbe Suresi’nin Son Ayetleri
- Cennet Ehlinin Ameli: Seksen Yıllık Sır
- İki Alimin Karşılaşması ve Gelen İkram
- Resulullah'ın (s.a.v) Rüyadaki Müjdesi: Bu Dereceye Nasıl Ulaştı?
- Tevbe Suresi Son İki Ayetinin Maddi ve Manevi Faydaları
- Peygamber Efendimizi (s.a.v) Rüyada Görmek Mümkün Mü?
- “Bu Ayetleri Okuyan O Gün Öldürülmez” Rivayeti
- Tevbe Suresi 128. ve 129. Ayetler (Arapça, Okunuş ve Anlamı)
- Tevbe Suresi 128. Ayet
- Tevbe Suresi 129. Ayet
- Son Söz
- Kaynakça
Peygamber Efendimiz’i (s.a.v) rüyada görmek gibi ulvi bir gayeden, borçtan kurtulmaya, hastalıktan şifa bulmaya kadar pek çok hacet için bir anahtar kabul edilen bu ayetler hakkında anlatılan en dikkat çekici rivayet ise, onları samimiyetle okuyan bir kimsenin o gün öldürülmeyeceğine dair verilen müjdedir.
Gelin, bu iki mübarek ayetin ardındaki manevi hazineleri birlikte keşfedelim.
Yetmiş Bin Melekle Gelen Vahiy: Tevbe Suresi’nin Son Ayetleri
Bu ayetlerin ne denli büyük bir ehemmiyet taşıdığını anlamak için onların inişine şahitlik eden rivayetlere kulak vermek gerekir. Sahabenin büyüklerinden Ubey ibn Kab (r.a.), Kur’an’ın en son inen ayetlerinin bu iki ayet olduğunu belirtir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v) ise bu ayetlerin diğerlerinden farklı bir şekilde, muazzam bir manevi orduyla birlikte indiğini şöyle haber vermiştir: “Kur’an üzerime ayet ayet, harf harf indi. Berat (Tevbe) ve İhlâs süreleri hâriç. Çünkü bu iki sure üzerime indiğinde beraberlerinde saf halinde 70 bin melek bulunuyordu.”
Başka bir rivayette ise bu sayının “yetmiş bin saf melek” olduğu zikredilir. Bu durum, Tevbe Suresi’nin son iki ayetine Cenab-ı Hakk tarafından ne denli büyük bir değer atfedildiğinin en açık delillerindendir.
Cennet Ehlinin Ameli: Seksen Yıllık Sır
Bu ayetleri vird edinmenin, yani düzenli olarak okumanın kişiyi ne gibi manevi mertebelere ulaştırabileceğine dair en etkileyici menkıbelerden birini Ebûbekir bin Mücâhid el-Makrî (rahmetullahi aleyh) anlatır. Bu kıssa, Havas (Gizli İlimler) ve menkıbe kitaplarında önemli bir yer tutar.
İki Alimin Karşılaşması ve Gelen İkram
Ebûbekir bin Mücâhid Hazretleri anlatıyor: “Mescitte oturuyordum. Ebubekir eş-Şibli Hazretleri içeri girdi. Ben de ona hürmeten ayağa kalktım. Yanımdaki arkadaşlarım bu davranışımı biraz garipsediler ve bana sordular: ‘Vezir Ali bin İsa geldiğinde ayağa kalkmadın da, Şibli için neden ayağa kalktın?’ Onlara şu cevabı verdim: ‘Resûlullah’ın (s.a.v) değer verdiği bir zâta ben nasıl olur da saygı göstermem?'”
Resulullah’ın (s.a.v) Rüyadaki Müjdesi: Bu Dereceye Nasıl Ulaştı?
Ebûbekir bin Mücâhid, bu sözlerinin sebebini şöyle açıkladı: “Bir gece rüyamda Peygamber Efendimiz’i (s.a.v) gördüm. Bana, ‘Ya Ebâbekir! Yarın sana cennet ehlinden bir kimse gelecek. Ona mutlaka ikramda bulun!’ buyurdu. O gün Şibli Hazretleri geldi ve ben de Efendimiz’in emrine uydum. İki gün sonra Efendimiz’i (s.a.v) tekrar rüyamda gördüm. Bu defa, ‘Ya Ebâbekir! Sen cennet ehlinden birine ikramda bulunduğun için Allah da sana ikramda bulundu.’ buyurdular. Büyük bir merakla sordum: ‘Yâ Resûlâllah! Şibli bu yüksek mertebeye ne ile ulaştı?’ Resûl-i Ekrem Efendimiz cevap verdiler: ‘O, seksen senedir her farz namazın ardından Tevbe Suresi’nin son ayeti olan ‘Lekad câekum…’ ayetini sonuna kadar okur. Böyle bir amele sahip olana ikram edilmez mi?’”
Tevbe Suresi Son İki Ayetinin Maddi ve Manevi Faydaları
Bu ayetlerin faziletleri sadece manevi derecelerle sınırlı değildir. Dünyevi sıkıntılar ve ihtiyaçlar için de birer rahmet kapısıdır. Rivayetlere göre bu ayetleri okumaya devam eden kimselere Allah’ın izniyle şu lütuflarda bulunulur:
- Kuvvet ve Kudret: Zayıf ve güçsüz hisseden kimse kuvvet bulur.
- İzzet ve Şeref: Hor görülen, zelil durumda olan kimse izzet ve şeref sahibi olur.
- Zafer ve Nusret: Mağlup durumda olan zafere ulaşır.
- Rızık ve Bereket: Fakirlik ve darlık çeken kimsenin rızkı genişler, zenginleşir.
- Kolaylık ve Selamet: Tüm işlerinde Allah’ın yardımıyla kolaylık görür.
- Borçtan Kurtuluş: Borçlu kimse borcunu ödeme imkânı bulur.
- Esaretten Kurtuluş: Hapiste veya zor bir durumda olan kimse, 41 defa okumaya devam ederse kurtuluşa erer.
Peygamber Efendimizi (s.a.v) Rüyada Görmek Mümkün Mü?
Bu mübarek ayetleri her gün 41 defa okumayı vird edinen kimseye, Allah’ın lütfuyla manevi sırlar ve esrar kapılarının açılacağı müjdelenir. Bu amele devam eden samimi müminlerin en büyük ikramı ise, âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa’yı (s.a.v) rüyasında görme şerefine nail olmaktır.
“Bu Ayetleri Okuyan O Gün Öldürülmez” Rivayeti
Havâss-ı Kur’an gibi eserlerde yer alan en meşhur rivayetlerden biri de şudur: Resulullah Efendimiz (s.a.v) buyuruyorlar ki: “Kim bulunduğu günde Tevbe suresinin sonundaki iki ayeti okursa, o gün ölmez.” Diğer rivayetlerde ise “öldürülmez” veya “madeni bir aletle yaralanmaz” şeklinde geçer.
Hatta salihlerden bazı kimselerin, bu hadise dayanarak vefat vakitleri geldiğinde bile bu ayetleri okumaya devam ettikleri, bu sayede 100-120 yaşına kadar yaşadıkları anlatılır. Rivayete göre, ecelleri geldiğinde Peygamber Efendimiz (s.a.v) rüyalarında onlara görünerek, “Bizden daha ne kadar kaçacaksın?” diye latife ile ikazda bulunur, onlar da bu işaretten sonra ayetleri okumayı bırakır ve ruhlarını teslim ederlermiş.
Tevbe Suresi 128. ve 129. Ayetler (Arapça, Okunuş ve Anlamı)
İşte o mübarek ayetler:
Tevbe Suresi 128. Ayet
لَقَدْ جَاءَكُمْ رَسُولٌ مِنْ أَنْفُسِكُمْ عَزِيزٌ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَرِيصٌ عَلَيْكُمْ بِالْمُؤْمِنِينَ رَءُوفٌ رَحِيمٌ
Okunuşu: Lekad câekum rasûlun min enfusikum azîzun aleyhi mâ anittum harîsun aleykum bilmu’minîne raûfun rahîm.
Anlamı: Andolsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, mü’minlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir.
Tevbe Suresi 129. Ayet
فَإِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ حَسْبِيَ اللَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ
Okunuşu: Fe in tevellev fe kul hasbiyallâhu lâ ilâhe illâ huve, aleyhi tevekkeltu ve huve rabbul arşil azîm.
Anlamı: Eğer yüz çevirirlerse de ki: “Allah bana yeter. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Ben ancak O’na tevekkül ettim. O, Yüce Arş’ın sahibidir.”
Son Söz
Tevbe Suresi’nin son iki ayeti, biz müminler için hem bir sığınak hem de bir rahmet pınarıdır. İçerisinde Allah’ın Resulü’ne olan sevgisini, ümmetine olan düşkünlüğünü ve en zor anlarda sığınılacak tek kapının yine Allah’ın kapısı olduğunu hatırlatan bu ayetler, adeta ilahi bir reçete gibidir.
Onları hayatımıza dahil etmek, düzenli olarak okumak ve manaları üzerinde tefekkür etmek, inşallah hem dünyevi sıkıntılarımıza bir çözüm hem de ahiret yurdumuz için en kıymetli azıklardan biri olacaktır. Rabbim, bu ayetlerin feyzinden ve bereketinden hepimizi hissedar eylesin.
Kaynakça
- İmam-ı Yâfiî, Havâss-ı Kur’an.
- Ikdü’d-dürer ve’l-laâli. (Ebubekir bin Mücâhid el-Makrî’den nakledilen menkıbelerin derlendiği eser).
- Diyanet İşleri Başkanlığı Kur’an-ı Kerim Meali.






10dqek
I’d incessantly want to be update on new blog posts on this website , saved to my bookmarks! .
xv3dua
opfq62